Image Hosted by ImageShack.us CENGİZ DAMAR'IN YENİ KİTABI ÇIKTI KİTAPÇILARDA

30 Ekim 2014 Perşembe

İçimdeki Yaratık Fantastik Roman Özeti


Kitabın ismi: İÇİMDEKİ YARATIK
Yazar           : Cengiz Damar
Romanın türü: Fantastik
Sayfa adedi   ; 255
Basım tarihi : 2014
Yayın evi     : Alter Yayıncılık
Isbn              : 978-605-4922-50-5




Roman Özeti:

Kemal emekli olduktan sonra, bir küçük dükkân açar ve orada heykeller yapmaya başlar.
Bir gün malzeme almak için eski bir hana girer. Handa falcı bir kadınla karşılaşır ve kadın onun istememesine rağmen, zorla el falına bakar. Kemal fala inanmamasına rağmen, kadının her söylediği karşısında hayrete düşer. Falcı kadın son olarak onun yatağının içinde, büyü olduğunu söyler ve bu büyüden kurtulması için yatağın içindeki büyüyü yakmasını söyler.
Kemal, bu sözler karşısında şaşırmış kalmıştır. Eve gider ve başından geçenleri karısı Ayşe’ye anlatır. Yatağı incelemekten kendilerini alamazlar. Falcı kadının söylediği doğru çıkmıştır. Gerçektende yatağın içinde, değişik bir metal bulurlar.
Kemal bu büyüyü yakmak için dükkânına gider. Büyüyü yakmak üzeriyken bir ses duyar.
Sesin nereden geldiğini araştırmaya başlar. Sesin içinden geldiğini korkarak fark eder.
İçindeki ses ona, elindeki metali yakmaması için yalvarır. Kemal ona kim olduğunu ve içine nasıl girdiğini merakla sorar. İçindeki ses, Dünya dışı bir varlık olduğunu ve Dünya atmosferine girince meloküllere ayrıldığını ve toz olarak içine girdiğini anlatır. Kemal bu duydukları karşısında korku ve şaşkınlığı beraber yaşamaya başlar. İçindeki yaratık oluşumunu tamamlamak için, insan vücuduna ihtiyacı olduğunu ve oluşumunu tamamlayınca içinden çıkacağını ona söyler.
Kemal’i elindeki büyüyü yakmaması için ikna etmeye çalışır. Hangi gezegenden neden dünyaya gelmek zorunda olduğunu anlatmaya başlar. Gezegenlerinin uzayın et yiyicileri Wurjalar tarafından ele geçirildiğini ve kendisinin onlardan kaçtığını anlatır. Kemal bu anlatılanlara inanmaz. Ses ona Wurjaların kendisini öldürmek için, Dünyaya indiklerini ve Dünyadaki tüm insanların tehlike içinde olduğunu söyler.
Kemal bu sözler karşısında ikna olur ve elindeki metali yakmaz.
İçindeki sese Gölge ismini verir. Gölgede ona Kurtarıcı diye hitap etmeye başlar.
İkilinin hayatta kalmak için Wurjalarla ölüm kalım savaşı başlamıştır.
Gölge insanüstü güçlerini zamanla kemal’e verir.
Kemal bu güç karşısında vücudunda anatomik olarak değişimler fark eder.
Uzayın et yiyicileri Wurjalarla, değişik mekânlarda savaşmaya başlarlar.
Gölge oluşumunu tamamlayarak tekrar gezegenine dönmek istediğini söyler.
Wurjaların soğuk ortamda güçsüz düştüklerini fark ettikleri için ikili savaş alanları olarak Sibirya’yı seçerler ve kitabın finali, ölüm kalım savaşını anlatarak ile biter.

Karakterler:

Kemal: Karakter olarak ailesine bağlı ve insanlık adına mücadele veren, romanın ana karakteri.
Ayşe: Kemal’in karısı
Gölge: Kemalin içindeki, dünya dışı varlık.
Wurjalar: Dünya dışı et yiyici yaratıklar.
Fahri      : Kemal’in arkadaşı.
Tunca     : Kemal’in Sibirya’daki arkadaşı




Yazar hakkında:

Yazarın basılmış eserleri:
Hattuşaş Yanıyor. Türü tarihi roman.
Hitit dönemini anlatır ve belgesel niteliğindedir. Bu eseri Kültür bakanlığı, satın almıştır ve Türkiye devlet kütüphanelerine girmiştir.


Kelenderiste Aşk: Dogu Akdenizde geçen bir aşk hikayesinin konu olarak işlendiği bir roman.

1 Nisan 2014 Salı

KARANLIK YOL

Karanlık bir yoldan
Yavaş yavaş aydınlığa yürüyeceksin
Üzerine bastığın kurumuş yapraklar
Bu zafer yürüyüşüne şahit olacak
Başının üzerindeki siyah bulutları ...
Tek fırça darbesi ile beyaza boyayacaksın
O etrafını sarmış efsunlu iksiri
Bir nefeste içine çekeceksin
Hayatı ciğerlerinde hapsedeceksin
Sen ona o sana mahkûm olacak
Buz tutmuş kalbini eritmek için
Güneşe doğru yürüyeceksin
Her adımda güneş seni yakacak
Ama kalbin yine aşkla atacak
Kuşlar uzaklarda değil
gözlerinin önünde uçacak
Neşeyle ötüşleri
kulaklarında yankılanacak
Ademoğlu sen ne duyduğunu
Sen ne gördüğünü bileceksin
İşte yaşamak bu diyeceksin.
Cengiz Damar

20 Mart 2014 Perşembe

YALNIŞ EŞEĞİ SEVDİM




Onu sevdiğimde daha sıpaydı
Kırlarda
yeşil çimenlerin üzerine yatardı
Yeni yeni anırmaya başlamıştı
Bazen inadı tutar
sağa sola çifte atardı
Onu rencide etmeyim diye
Eşeğe  eşek bile demedim
Bazen karakaçan
bazen uzun kulak dedim.
Bal gibi biliyordum
Onun eşek olduğunu
Ama o gözlere vuruldum
O gözlere bakıp bakıp
Hayaller kurardım
eğerini som altından
yaptırdım
Taze yoncaları
Elimle yedirdim.
Ama velakin
Bir gün yularını kopardı
Anıra anıra
Büyük şehirlere kaçtı
Eşekten düşmüş
Karpuza döndüm
Biliyorum
Yanlış eşeği sevdim
Cengiz damar

28 Şubat 2014 Cuma

GEZEGENLER İSMİNİ NEREDEN ALMIŞ



Gezegenler Güneş etrafında dönen gök cisimleri olarak adlanmakta,gezegenlerimiz isimlerini Roma ve eski Yunan mitolojisinden almışlar.
Yıldız isimlerine tarihte genellikle Arapça ve Yunanca isimler verilmiş.
Gezegen isimleri ve anlamları şöyle.
 Dünya:Eski söyleniş şekli Arz,Acun.
Dünya Arapca kökenli bir isim ve anlamı üzerinde yaşanabilir yer.
(İng-World.)
Dünya: Güneş Sistemi'nin Güneş'e uzaklık açısından üçüncü sıradaki gezegeni.

Neptün:
Bu gezegen rasatlara göre ve resimlerde mavi renk olarak gözükmekte, nedenine gelince yapısında ki metan gazından dolayı bu renkte gözüküyormuş.
Güneşten uzaklık sırasında sekizincidir.
İsmini Roma tanrısı Neptunus'tan almış,Yunan mitolojisinde ki ismi deniz tanrısı Posedion.
Denizin mavi rengi bu gezegene ismini vermiş.
Plüton:
Yunan mitolojisine göre Nyx Pluto tarafından yeraltı dünyasına Styx nehri üzerinden,ruhları taşıyan kayıkcı Charon'un annesi ve aynı zamanda gece tanrıçası.
Uluslararası Gökbilim Birliği (International Astronomical Union; IAU), Plüton'u bir gezegen olarak sınıflandırmışlar ama,
aynı dernek 24 Ağustos 2006 tarihinde Prag'da yaptığı toplantıda Plüton'u gezegen sınıfından çıkarak "Cüce Gezegen" sınıfına koymuş ve kendisine  verilen Plüton ismini de geri almış.
Plüton, bundan sonra diğer göktaşları gibi bir numaraya sahip olacakmış.
Venüs:
Dünya'ya göre Güneş'e daha yakın olduğundan yeryüzünden sadece Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra görülebilir. Bu yüzden Venüs Akşam Yıldızı, Sabah Yıldızı veya Tan Yıldızı olarak da isimlendirilir. Bir diğer adı da Türkçe Çolpan-Çulpan 'Çoban yıldızı'dır.
Arapca ismi Zühre aynı zamanda çoban yıldızı anlamında.
Bu gezegende yine Roma ve Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik  tanrıçası olan Venüs ve Afrodit ismini vermiş.
Güneşe uzaklık bakımından ikinci sıradaki gezegen.
Demek ki yakın görüntüsü bir Venüs kadar güzel olmalı ki bu isim kendisine yakıştırılmış.
Mars:
Roma mitolojisinde ki savaş tanrısı Marstan ismini almış.
Görüntüsünde ki kırmızımsı renk yüzeyinde bulunan demiroksit madeninden kaynaklanıyormuş.
Kırmızı renginden esinlenerek,( savaş = kan )savaş tanrısının ismi verilmiş.
Bir diyer ismide Kızıl gezegendir.
Jupiter:
Güneş Sisteminin en büyük gezegeni, güneşten uzaklığına göre beşinci sırada
ve adını Roma tanrılarının en büyüğü Jüpiter'den almış
Arapca ismi Müşteri
Stürn:
Türkçe de ismi sekendiz olarak adlandırılmış.
Arapca ismi Zuhaldir.
Roma mitolojinde ismini tarım tanrısı Stürn'den almış.
Satürn Güneş Sisteminin güneşten yakınlık sırasına göre 6. gezegenidir
 
Uranüs:
Yunan mitolojisinde gök tanrısı Uranos'tan ismini almış.
Güneş'ten yakınlık sırasına göre 7. gezegenidir

 Merkür.
Yine Roma mitolojisinde ticaret,yolculuk tanrısı ve tanrıların habercesi olarak
bilinen Merkür'den almış.
 Bu gök cisimlerine bilimsel toplulukta isim vermeye tek yetkili kurum.
Uluslararası Astronomi Birliği'dir.
(İnternational Astromical union.-( I.A.U.)
Bu kurum yeni bulunan yıldızlara kendi ismini vermek istiyen kişileri para karşılığında satmak istiyen,sahtekarlardan korumak için,böyle bir şeyin kandırmacadan ibaret olduğunu defalarca açıklamak zorunda kalıyorlarmış.
CENGİZ DAMAR.


7 Şubat 2014 Cuma

Yağmurla Gelirim Diyorsun



Alevlendi hasretin içimde
Yüreğim hala yanıyor
Ey vefasız artık geri dön
Gözlerim her dakika seni arıyor
Hasret şarkıları olmuş sırdaşım
Kalbim damla damla kanıyor
Özlemle ellerim ellerini arıyor
Şu kayan yıldızlar da yalancı
Tuttuğum dilekler de boşa çıktı

Yağmurla gelirim diyorsun
Bu kaçıncı ıslanışım

Ey sevgili kalmadı sabrım
Mevsimler geçiyor hala yalnızım
Ey vefasız artık geri dön
Bu kaçıncı ufuklara bakışım
Kaç kere bulutlardan haber yolladım
Boş yere şimşekler gibi çaktım
Birden çınladı kulaklarım
Biliyorum aşkım beni andın 
CENGİZ DAMAR

29 Ocak 2014 Çarşamba

P226 X SIX Tabancanın Teknik Özellikleri

 
 
P226 X SIX
 SIG Sauer P226, 9x19mm Parabellum, .40 S&W ve .357 SIG mermilerini kullanan yarı otomatik tabancadır. SIG P220'ler baz alınarak, 1984 yılında tasarlanmışlardır.
 SIG SAUER ® dünyaca ünlü ateşli önde gelen küresel askeri, kolluk kuvvetleri ve ticari kullanıcıların çok tercih ettiği silahlardır.  ABD' silahlı kuvvetleri ve emniyet birimleri tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.
Almanya ve İsviçre  yapımıdır. Sığ sauer'in değişik (P) serileri vardır.
Bunların içinde p226 serisi kullanıcılar tarafından daha çok tercih edilmektedir.
 
Orijinal (erken üretim) damgalı slayt, sol tarafı manzaralı 9mm SIG-Sauer P226 tabanca,.
Orijinal (erken üretim) damgalı slayt, sol tarafı manzaralı 9mm SIG-Sauer P226 .
Damgalı slayt, sağ tarafı manzaralı 9mm orijinal (erken üretim) SIG-Sauer P226 tabanca,.
Damgalı slayt, sağ tarafı manzaralı 9mm orijinal (erken üretim) SIG-Sauer P226 tabanca,.
Işlenmiş slayt ile .40 SW mevcut üretim SIG-Sauer P226 tabanca,. Eski modeline oranla slayt şeklinde hafif farka dikkat edin.
Işlenmiş slayt ile .40 SW mevcut üretim SIG-Sauer P226 tabanca,. Eski modeline oranla slayt şeklinde hafif farka dikkat edin.
SIG-Sauer P226
SIG-Sauer P226 ses baskılayıcı (sliencer) ile kullanılmak üzere dişli Picatinny-tipi aksesuar rayı ve uzun namlu ile yeni üretim,

Teknik Özellikleri 
Mümkün olan en üst düzeyde mekanik güvenilirlik.
Her an hazır olmayı sağlayan, gerçek mekanik güvenlikten taviz vermeyen dizayn.
Yumuşak ve iyi kontrol edilebilir tek hareketli tetik. Paslanmaz çelik ve alüminyum çerçeve.
Mükemmel vuruş dağılım ve grupman özellikleri.
Çok yumuşak ve rahat atış.

Kalibre: 9 mm Para
Nişangah Uzunluğu: 207 mm
Namlu Uzunluğu: 153 mm
Ebatlar
Uzunluk 250 mm
Yükseklik 143 mm
Genişlik 44 mm
Tetik Ağırlığı: SA 1,0kg-1,6kg
Tetik Aralığı Ayarlanabilir
65-75 mm 
Sarjör dahil ağırlık : 1400 g
Şarjör kapasitesi-15 mermi

31 Aralık 2013 Salı

UGURBÖCEĞNİN YAŞAMI HAYATI İNGİLİZCE


Ladybugs (also called lady birds or lady beetles) are small, oval-shaped winged insects. This bright red spots on the covers of insects, often with black spots or black with a red sash. Number of points defines the type of beetle. Ladybugs least 1/4 inch (4-8 mm) or less in length. Ladybugs age, fade spots.
There are different species of about 5000 worldwide ladybugs. A common type of two-spot ladybird (pictured above), so the two orange-red with black spots.
Ladybug, like all insects, for the life undergoes a complete metamorphosis. Beetle life stages are: egg -> larva -> pupa -> adult.
Many garden pests (including aphids and mealy bugs) eat smaller prey because they (family Coccinellidae) are useful in gardens. Birds of prey beetle is the most important.
When not flying wings, a pair of modified wings (called elytra) are covered by. When flying, open the elytra. Like all insects, ladybugs have: six jointed legs (black), two antennas (black) and chitin (a material similar to our hair and nails), an exoskeleton made​​. Their head of a three-part body (mouth, eyes and antennas), chest (where you add the legs and wings), and abdomen (including reproductive and digestive organs of the) occurs.
Robots txt User-agent: Mediapartners-Google Disallow: